Politika
Metiner’den DSG’ye 'yeni paradigma' çağrısı
Metiner, DSG’nin Öcalan paradigmasına uyum ve Suriye entegrasyonunu vurguladı; bölgesel dengeyi yeniden şekillendirecek olası adımlar öne çıkıyor.

Bölgesel denklemde yeni yol haritası Suriye’nin kuzeyindeki askeri hareketlilik ve Halep’teki çatışmalar, bölgedeki aktörlerin pozisyonlarını yeniden tanımlamasını zorunlu kılıyor. Mehmet Metiner’in yaptığı son açıklama, Türkiye’deki süreç ile Suriye’deki askeri yapılar arasındaki bağın kopmaması gerektiğini vurguluyor. Metiner, mevcut çatışma ortamından çıkışın anahtarını demokratik entegrasyon ve silahlı gücün tasfiyesi olarak tanımlıyor. Halep’ten çıkarılan dersler Halep ve çevresinde yaşanan son askeri gelişmeler, bölgedeki mevcut statükonun sürdürülebilir olmadığını bir kez daha gösterdi. Metiner, Halep’te yaşananları "gereksiz ve yanlış bir çatışma" olarak niteleyerek, askeri yöntemlerin Kürtlere kazanç sağlamadığını hatırlatıyor. Geçmiş örnekler (Mahabad ve Molla Mustafa Barzani) dış aktörlere bel bağlamanın risklerine dikkat çekiyor. Askeri yapıdan siyasi aktöre geçiş Metiner’in çağrısının odağında Demokratik Suriye Güçleri (DSG) yönetimi yer alıyor. Açıklamada, bir devlet içerisinde "paralel bir ordu" olamayacağı vurgulanıyor ve Şam yönetiminin anayasal haklar konusunda adım atması gerektiği belirtiliyor. Metiner, DSG'nin elindeki silah gücüyle bölgeyi yönetme ısrarının hem Şam hem de Ankara tarafından tehdit olarak algılandığını savunuyor. Paradigma değişikliği neyi değiştirebilir? Bu çağrı, sadece bir barış daveti değil, bölgedeki etnik temelli yönetim anlayışının idari adem-i merkeziyetçiliğe evrilmesi gerektiğini gösteriyor. Eğer DSG, Öcalan’ın önerdiği siyasi çizgiye uyum sağlarsa, Türkiye’deki çözüm arayışları ile Suriye’deki süreç birleşebilir. Bu durum, silahlı bir yapının yerini anayasal güvenceye sahip siyasi bir aktöre bırakması anlamına geliyor. Siyasi entegrasyon mu, yeni çatışma mı? Önümüzdeki süreçte DSG’nin bu çağrıya vereceği yanıt, Suriye’nin kuzeyindeki güvenlik mimarisini doğrudan etkileyecek. Eğer 10 Mart mutabakatı zemininde uzlaşı sağlanırsa, Kürtlerin anayasal statü kazandığı bir model hayata geçebilir. Ancak askeri yapıda ısrar edilmesi, hem Şam hem de bölgesel güçlerle yeni ve daha şiddetli çatışma risklerini beraberinde getirebilir. Kaynak: Mehmet Metiner Sosyal Medya Açıklaması Rudaw.net